Bugun...
DERİN UYKUDAN UYANMA VAKTİ


Gamze Atal
gamzeatal12@gmail.com
 
 

Bütün yollar iç içe geçerek kördüğüm olurken, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortada dolanırken, tüm yetkileri kendinde birleştirmek isteyen iktidarın, 15 yıldır aşındırdığı kayalıklar, devasa büyüklükteki uçurumları yarattı.

Bu uçurumlara doğru tek bir adım attığımız takdir de, şu an sadece derimize nüfus eden hastalık, kanımıza karışacak ve Türkiye Cumhuriyeti karanlık bir sürgüne mahkûm edilecek. O esirlik zinciri boynumuza ebediyen geçirilecek! Ülkenin kaderi, tek bir adamın imzasıyla şekillenecek.

Vakit öyle bir vakit ki; tozutup duran, isteklerinin ardı arkası kesilmeyen, ruhunda kir pas barındıran, günahlardan lanetlerden yana ne kalmışsa, hepsini üzerimize bulaştırmak isteyen iktidarın, yüreğimize çöken ağırlığından kurtulma, içinde çürümekte olduğumuz derin uykudan uyanma vaktidir!

Özgürlüğümüzde, kirli nefesleriyle soluklanmaya çalışanlara, özgürlüğün kendisi olduğumuzu gösterme vaktidir. Dünyamızı karanlığa boğarak, liderlik kurmak isteyenlere, dünyanın kendisi olduğumuzu haykırma vaktidir, bu vakitler!

En büyük korkuları milliyetçi uyanış!

Bazen kâbuslar, âni sıçrayışlara sebep olur. Bu sıçrayışlarda büyük uyanışları tetikler. Yakın tarihimizdeki kâbusları hatırlamakta fayda var!

Referandumda "hayır" diyecek olanlar "yok olacaklar" diyerek, kendilerinin "evet" deme sebebini de 'hayır'cı blok olarak gösterip, "PKK-HDP-FETÖ evet dediği için hayır diyoruz" dediler.

Kaybedeceğini anlayan, oyunu bozmak için her türlü hileye başvuran mızıkçı bir çocuk gibi, onlar "hayır" dediği için biz "evet" diyoruz denir mi?

Kendi tarihine böylesine ayaklar altına alan, geçmişini görmezden gelen, değerlerini böylesine yerle bir eden başka bir ülke bulamazsınız.

Câmilerde "hayır" diyecek olanlara 'vatan haini-katil' damgası vurup hakaret ediyorlar. "Referandumdan evet kararı çıkarsa terörün sesi kısılır" diyorlar. O sesi siz açıp kapatıyorsunuz, o vakit deseler, yakışık alır mı

İzmir'de Mayıs 2013 yılında düzenlenen 11. Türkçe Olimpiyatları Kültür Şöleni'nde "Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar kadar olsun. İnançla geril, insana sevgi duy. Kalmasın el açmadığın mâhsun gönül. Dünyada her kim sevgiye muhtaç, o'nun hayatını anlat bilsin ki ilaç. Aç herkese aç sineni aç, onun gibi ilaç' diyen Fethullah Gülen Hocaefendi’nin dilidir" ifadelerinde bulundular.

Sonrasında 23 Ekim 2016’da, 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasında FETÖ'ye ilişkin söyledikleriyle gündeme oturmayı başarmışlardır: "FETÖ Ak Parti döneminde palazlanmamıştır. Bu terör örgütünü, Ak Parti döneminde kurulmuş güçlenmiş, gayreti içinde göstermeye çalışanlar var. Bu terör örgütü Ak Parti döneminde doğmamıştır." dediler.

Tarih asla unutmaz diyerek devam edelim.

Yerel seçimlere doğru 24 Mart 2014'de ki Trabzon’da gerçekleşen parti mitinginde; Gülen cemaatine cevap olarak: "17 Üniversite kurmak için geldiler, hepsini onayladım. Bu muydu hainlik bu ne vicdansızlık, okullar için yer istedi verdim. Uluslar arası camiada davet ettiler, devlet başkanlarına, hükümet başkanlarına bunları seferi ettik. Olimpiyat dediler her türlü desteği verdik, ne nankörlük bu ya! Ne istediniz de alamadınız?" dediler. (Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=-m9NL8xz_Hw )

Şimdi Gülen cemaati, sizin döneminizde doğdu, palazlandı deseler yakışık alır mı?

Yanıldıkları bir diğer darbenin davasında, Ergenekon ve Balyoz tutuklamaları başlayınca, Türkiye bağırsaklarını temizliyor, ifadelerinde bulunduğunuzda, milli orduya kurulan kumpasları niçin engelleyemediniz mi diyelim?

Bu yakışık alır mı?

23 Şubat 2013'te İmralı'da konuşan Öcalan, zabıtlara göre "Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey'in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz" demişti.

PKK ile el sıkışan, Oslo'da masaya oturan, Habur karşılaması yapan, Dolmabahçe mutabakatı imzalayan kimlerdi? İktidar kanla besleniyor deseler, bu yakışık alır mı?

Olur ya sandıktan ‘’ HAYIR ‘’ çıktı, tüm hayırcıları yok mu edeceksiniz?  

"Anayasa değişikliğini istikrar için yapıyoruz" diyenlere, 15 yıldır siz ne yapıyordunuz diye sorsalar yakışık alır mı?  Bu durum, ülkeyi yönetemediğinizin aleni itirafı mı? deseler, yakışık alır mı?

Sönmüş bastırılmış seslerimiz, bir kuşun kanat çırpışındaki özgürlüğe, yaşanacak güzel günlerin ilmiklerini dokuyor.  Yeniden yol alan umut kafilesinin, komadan çıkan haykırışları, taş kesilmiş yüreklere yumruğunu, Cumhuriyet ile vurmaya hazırlanıyor.

Türkiye bir çıkmazdadır, ama çıkış yolu kapalı değildir. Kurtuluş, Mustafa Kemal’in bağımsızlık bilincindedir. Yeniden örgütlenmenin gerçekleşmesi ulusal bir sorumluluktur. Her birey üzerine düşen sorumluluğu vatan aşkıyla yapmalıdır. Bu yoldan geriye dönüş yoktur. Bir daha kimse sizin hiçbir konuda fikrinizi onayınızı almayacaktır. 

Bilinmelidir ki: Türkiye Cumhuriyeti demokratik yapısıyla, Cumhuriyet değerleriyle azimle ayakta kalacak, o şanlı bayrak sonsuza dek dalgalanacaktır.





YORUMLAR

can mezeci
09-02-2017 14:47:00
gamze hanım gerçekler gerçekler gerçekler, ne kadar canımız acısa da gerçekler,kaleminiz durmasın saygılar

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI