“Karanlığı mı yoksa aydınlığı mı...

“Karanlığı mı yoksa aydınlığı mı seçeceğiz?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Doç. Dr. Selin Sayek Böke Can Radyo’da Doğan Beyazgül’ün konuğu oldu. Gündemi değerlendiren Böke anayasa değişikliği ile ilgili “mesele karanlığı mı yoksa aydınlığı mı seçeceğimizin meselesidir” dedi.

“Karanlığı mı yoksa aydınlığı mı seçeceğiz?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Doç. Dr. Selin Sayek Böke Can Radyo’da Doğan Beyazgül’ün konuğu oldu. Gündemi değerlendiren Böke anayasa değişikliği ile ilgili “mesele karanlığı mı yoksa aydınlığı mı seçeceğimizin meselesidir” dedi.

“Karanlığı mı yoksa aydınlığı mı seçeceğiz?”
12 Şubat 2017 - 00:47

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Doç. Dr. Selin Sayek Böke Can Radyoda yayınlanan Özgür Gündem programında Doğan Beyazgül’ün sorularını yayınladı. Böke programda şunlara değindi:

“VARLIK FONU İFLASIN İTİRAFIDIR”

Varlık Fonu belli varlıkları olan ülkelerin, belli yatırımlar için kurdukları yatırım fonlardır. Mesela ülkenizde petrol vardır, bu petrolün yarattığı gelir sizin ihtiyacınıza yetiyor hatta fazlası oluyorsa bu fazlayı bir fona aktarır ve onunla bir yatırım oluşturarak çocuklarınıza servet bırakırsınız. Şimdi Türkiye’ye baktığımızda Türkiye’nin petrol geliri yok, doğalgaz var mı yok, ödemeler dengesi fazlası var mı yok, aksine dışarıdan borçlanıyor, çünkü Türkiye’nin geliri kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Yani bir Varlık Fonu’na devredilebilecek bir varlık fazlası yok. Bilakis Türkiye borçlu bir ülke. Yani bir varlık fonu değil. Kuruluş amacınında belirttikleri gibi kamu kurumlarını alıyor, ipotek gösteriyor, teminat gösteriyor ve teminat göstererek yeni borç alıyor. Bu anlamıyla Türkiye’deki bir varlık değil, ipotek fonudur.

BİR AİLENİN EKONOMİK DRAMI GİBİ

Varlık Fonu’nu bir ailenin yaşayacağı ekonomik drama benzeten Böke şöyle devam etti: “Türkiye’de herkes çocuğuna bir ev bırakmak ister. Çalışır, emek harcar, mümkün olduğunca kenara para atar. Amaç çocuklarına bir yarın bırakmaktır. O evi alır ve maceracı baba gelir ve der ki ‘ben bu evi ipotek ettireceğim çünkü belli maceralara atılmak istiyorum’. İpotek ettirdiği evin parasıyla maceralara atılır ve bin bir emekle alınmış o ev bir gecede yok olur gider. Bugün de adına Varlık Fonu denilen bu fon Türkiye’nin evini ipotek ediyor. Hazırsız evlat fonu. Yıllarca yapılan emeği hayırsız evlat yok ediyor ve kendi çocuklarının geleceğini kendi eliyle yok ediyor.”

YANDAŞI KURTARMAK İÇİN...

Yasa teklifinin mega projeleri finanse etmek için getirildiğinin söylendiğini hatırlatan Böke “mega projeler içerisinde olan 3. köprü, havalimanı, Çanakkale Köprüsü gibi projeler Türkiye’nin ihtiyacı olan prıojeler olabilirdi ancak hiç biri doğru finanse edilmiş, getirisi olan projeler değildir. Bunlar birilerini zengin etmek için tasarlanmış projelerdi. Biz hep buna itiraz ettik. Projenin kendisine değil, yapılış biçimine. Şimdi şu itiraf yapılıyor: bu projeler çok kötü projeler, kendi başlarına kaynak bulamıyorlar, bizim o yandaşları kurtarmamız gerekiyor. Şimdi de o yandaşı iflatan kurtarmak için borçlanması gerekiyor, bunun için de teminat göstermesi gerekiyor. Teminat göstereceği kamu kurumlarını kendi denetimine topluyor ve o parayı bu mega projelere yatıracak.”

BİR ÖZEL KURUMA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Normalde Varlık Fonu’nun kamuya ait olması gerekiğini belirten Böke “Türkiye’de bir kamu kurumu gibi inşa edilmedi. Burası bir özel kuruma dönüştürüldü, yönetim kuruluna da sarayın danışmanları getirildi. İflasın itirafının olmasının ötesinde, parayı keyfi kullanacak olan ve dolayısıyla vatandaşı iflasın eşiğine getirecek olan bir fondan bahsediyoruz. Hiçbir denetim yok. 4 Şubat’ta Ziraat Bankası, PTT, BOTAŞ denetime tabiydi, oysa Varlık Fonu’na devredildikten sonra artık hiçbir denetime tabi olmayacaklar. 4 Şubat’a kadar bu kurumlarda çalışanlar devlet memuruydu ama artık, devlet memuru kanununa tabi değiller. İflasın eşiği sadece finansal değil, insana verdiğimiz değer açısından da Türkiye iflasın eşiğinde. Bir gece varlık fonu sahipleri diyebilir ki: kendi yatırımlarımız için ziraat bankasını bir yabancıya sattık.”

KARANLIK MI, AYDINLIK MI?

Referandum sürecinde sorulması gereken tek bir soru olduğunu söyleyen Böke şöyle devam etti: “Türkiye’nin karanlığa göüleceği günlere mi gideceğiz yoksa, Türkiye’yi yeniden aydınlatacak, ufkunu açacak, özgüvenli ve umutlu bir Türkiye hikayesi mi yazacağız. Bu tercihin somutlaştığı yerler var. Bunlardan birisi ekonomi. Yani karanlık mı aydınlık mı sorusu kalkınmış, refah içerisinde, zengin ve bu zenginliği adaletli bir biçimde paylaşan bir Türkiye hikayesi mi yazacağız yoksa yoksul, yokluk içerisinde hiçbir şey üretemediği için paylaşım üzerine sürekli kavga eden ve ekonomik sorunların üzerini bu yüzden örtmek zorunda kalan karanlıklık, zor, sosyal koşulları ağır bir Türkiye’de mi yaşayacağız”.

TERCİH HEM EKONOMİK HEM DE HUKUKİ

Tercihin hem ekonomide hem de hukukta bir tercih olduğunu belirten Böke: “hukuku olan, 80 milyonun eşit olduğu bir hukuk devleti mi olacağız, yoksa hukuksuzluğun olduğu keyfe dayalı, bir kişinin hukukunun geçerli olduğu karanlık bir Türkiye mi olacağız? Bu tercih örgürlükte de var. Biz özgür, soru sorabilen, farklı yanıtlar vermeye casareti olan dolayısıyla yenilik üretebilen bir Türkiye mi inşia edeceğiz yoksa baskı altında, korku içerisinde sürekli tehdit edilen sürekli ayrıştırılan yani karanlık ve birbirinin gözünün içine bakamayan korkak bir Türkiye mi olacağız? Yani milletin egemenliği olan bir ülke mi olacağız yoksa sarayın saltanatı olduğu bir ülke mi?”

PARTİLER ÜSTÜ BİR REFERANDUM

Yapılacak olan referandumun partiler üstü bir referandum olduğunu hatırlatan Böke “Gerçekten birlikte yaşayıp yaşayamayacağımıza dair bir tercih yapıyoruz. Ortak değerlerle ilgili bir tercih yapıyoruz. Ben farklı etnik kimliklerin, inançların, kendilerini özgür hissedeceği bir Türkiye’den yanayım. Siz de demokrasi, eşitlik, cumhururiyet, laik, sosyal devlet diyorsanız hayır deyin” dedi.

https://www.facebook.com/canradyo/videos/948187101949993/

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Karşıyaka’da can dostlara yerinde tedavi
Karşıyaka’da can dostlara yerinde tedavi
CHP’li  Kılıç: “Kötülüğünüze milletin Meclisini de alet ediyorsunuz”
CHP’li Kılıç: “Kötülüğünüze milletin Meclisini de alet...